Doğru bir birlikteliğin anahtarı: İlişkide sınırlarımızı iyi mi koruruz?

Evlilikte birçok mesele başlıkları ile karşılaşıldığını belirten Uzman Klinik Psikolog Aziz Görkem Çetin, “Çocuklarla yazışma ve onların sorumlulukları, ekonomik problemler, sorumluluklara dair rol dağılımları benzer biçimde sorunları ciddi ya da önemsiz benzer biçimde nitelendirmek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Birçok mesele, değişik sorunları da dolaylı olarak temsil edebiliyor. Bundan dolayı çiftlerin sorunlarını detaylı olarak birbirleriyle paylaşmaları ve ilerleyemedikleri durumda ise destek alması gerekiyor. Toplumumuzda sorunların kaynağını genelleyecek olursak ilişkilerde sınır koymama probleminden kaynaklandığını söylemek mümkün. İlişkilerimizde sınırlarımızı korumak gerekiyor” dedi.
Yargılayıcı cümleler ilişkiyi zedeliyor Uzman Klinik Psikolog Aziz Görkem Çetin, ilişkilerinde problemler yaşayan çiftlere tavsiyelerini şöyleki paylaştı:
– Çiftler mesele çözümü için uygun ortamı belirlemeli. Ortamda başkaları varken problemin konuşulması mesele çözücü olmayabilir.
– Duygu ve düşüncelerin altında değişik bir anlam aranmamalı ve niyet okunmamalı.
– Problemler o anki vakit diliminde ele alınmalı ve geçmiş problemler devamlı gündeme getirilmemeli.
– Uzun uzun açıklamalar iletişimi kuvvetlendirmez, yargılamalardan kaçınılmalı. Yargılayıcı cümleler ilişkiyi zedeler.
– En temelde duygu ifade edilmeli.
– Etken dinleme olmalı.
– Tartışmada haklı olmaya odaklanmaktansa çözüm üretmek hedeflenmeli.
– Öfkenizi denetim edemediğinizi düşündüğünüzde mevzu başka bir vakit diliminde ele alınmalı.
Evlilikle ilgili kararlar çiftlerin olmalı
Aile içinde oluşan bir problemde öteki aile üyelerinin kararlarının mühim olmadığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Aziz Görkem Çetin, sözlerine şöyleki devam etti:
“Evlilik ilişkisinde karar verecek olan kişiler çiftlerdir. Evliliğe ve ilişkiye dair kararlar çiftlerin kontrolünde olmalı. Toplumsal süreçlerimizden dolayı aile ilişkilerine yönelik partnerlerin ailelerinde karışmaya dair bir arzu olabiliyor sadece bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Bu koyulan sınır, partnerlerin de ruhsal açıdan bireyleşmiş olduklarını gösterir. Ek olarak kendi karar ve sorumluluklarımızı bir tek duygusal ilişkilerde değil, gündelik yaşamın her noktasında almamız gerekiyor.”

Son Dakika Haberler